Tasavvuf ve Bilim
Yazan Written on: Cuma, 12 Mayıs 2017 Okunma 2009 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

        toshihiko izutsu kitapları ile ilgili görsel sonucu Toshihiko Izutsu kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: (1914-1993) İslâm düşüncesi ve Kur’an semantiği üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Japon şarkiyatçısı. 4 Mayıs 1914’te Tokyo’da doğdu. Dil bilimi alanındaki lisans ve lisans üstü öğrenimini Keio Üniversitesi’nde tamamladı. Bir süre Yunanca ve Latince felsefe metinleriyle dil bilimi okuttu. O sıralarda Japonya’da bulunan Mûsâ Cârullah Bigi ile tanışarak onun vasıtasıyla İslâm dinine ve kültürüne ilgi duymaya başladı; kendisinden Sîbeveyhi’nin el-Kitâb’ı ile Müslim’in el-Câmi’u’s-sahîh’ini okudu. Fransızca, Almanca, İtalyanca, İspanyolca, Farsça, Türkçe, Sanskritçe, eski ve yeni Çince öğrendi. 1951’de başladığı ilk Japonca Kur’an çevirisini 1958’de bitirdi.

Lübnan’da altı ay, Mısır’da bir yıl kalarak İbrâhim Medkûr, Ahmed Fuâd el-Ehvânî ve Kâmil Hüseyin gibi ilim adamlarıyla tanıştı. Kahire’de Mecmau’l-lugati’l-Arabiyye’ye üye oldu.

Yazan Written on: Cuma, 12 Mayıs 2017 Okunma 2014 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Bir ilim güneşi daha battı. Âlimin ölümü, âlemin ölümü gibidir. Bir karıncanın güneşi tarif etmesi gibi Osman hocam ile ilgili bir şeyler paylaşmak isterim. Batın ilminin sultanlarından biri olduğu için hiçbir zaman ne mertebede nasıl bir ilme sahip olduğu bilinmezdi. 
1993 yılında kendisiyle lise yıllarında tanışmıştım. Girdiği ilk dersten sonra onun derslerini dört gözle bekler hale gelmiştim. Kim olduğunu bilmiyordum ama içimde Osman Hocama karşı büyük bir muhabbet besliyordum.


Dünyanın düz olduğuna inanılan  dönemlerde dünyanın yuvarlak olduğunu söyleyen biri gibiydi. Bize verdiği dersler çok üst seviyedeydi. Cennetin, dünya ve ahiret yaşamını derslerinde bizi hiç sıkmadan işlerdi. Kimseden ümidini kesmezdi ve herkese Rasulullah efendimizin ahlakı ile yaklaşırdı.  
İnsan ilişkileri dersinde sınıftaki öğrencilerin dikkatini çekecek  bir resim göstermişti. Resimde iki büyük kulağı olan bir insan yüzü  resmedilmişti. Dinlemenin iletişimde ne kadar önemli olduğunu ve neden bir ağzımızın olmasına karşılık iki kulağımızın olduğu konusunda sınıfta beyin fırtınası oluşturmuştu.

Yazan Written on: Cuma, 12 Mayıs 2017 Okunma 1705 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Kendine Güven ve Benlik Algısı
Benlik algısı kısaca kişinin kendisi hakkındaki algılarıdır. Ben dürüstüm, ben kırılganım, ben çalışkanım vs. Kendine güven olumlu ve gerçek benlik algısı ile mümkündür. O nedenle de kendimize olan güveni sağlamak için olumlu ve gerçek benlik algısına nasıl ulaşacağımızı bilmemiz gerekir.
‘’Her insan, bir rolü mükemmel bir şekilde oynayabilir, kendini” (Vittorio De Sica)
Olumlu benlik algısına kavuşmanın temelinde olumlu yaşantılar yatmaktadır. Bireyin düşüncelerinin önemsendiği, küçük yaştan itibaren birey olarak kabul gördüğü, fiziksel ve psikolojik şiddetin daha az yaşandığı bir ortamda büyüdüğü vs. olumlu yaşantılar bireyin benlik algısının olumlu olmasını sağlayacaktır.

Hem olumlu hem gerçek benlik algısının gelişimini ve değişimini en çok etkileyenler bireyin en fazla etkileşimde bulunduklarıdır. Okul çağına kadar aile ve yakın çevre, okul çağıyla birlikte aile ve yakın çevreye ek olarak öğretmenleri ve okuldaki arkadaşları bireyin benlik algısını olumlu ve olumsuz şekilde en fazla etkileyenlerdir. Tabii artık bunlara medyayı özellikle de sosyal medyayı da eklemenin zamanı geldi.

Yazan Written on: Cuma, 12 Mayıs 2017 Okunma 2489 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Bu akşam her zamankinden çok daha gürültülü ve sıkıcı bir gün geçiriyordum. Kendi sesimide uzun süredir duyamıyordum. Koskoca gezegenimde yapayalnızdım.  Bu düşünceler birer kara bulut gibi güneşimi örtmüşlerdi. Bu kadar ince ve hafif bir şey nasıl olur da benim dünyamı karartırdı hiç bilemiyorum.  Zihinim durmadan yeni düşüncelerle karşıma çıkıyordu. Bundan dolayı içim sıkılıyordu. İç sesimi özlemiştim. Neden artık benle konuşmuyordu ne olmuştu da beni kendi halime bırakmıştı.

Biraz bahçeye çıkayım dedim. Çıkış kapısına doğru yöneldim. Karanlık her şeyi gizliyordu. Loş ışıklarla ancak önümü görebiliyordum. Hava çok soğuktu ama içim ateşler içindeydi. Zihnimden çıkan kuru kalabalığı artık dinlemek islemiyordum. Cırcır böceğin sesine odaklandım. Bir süre derin nefes alıp vermeye başladım. O sırada iç sesim tekrar geri dönmüştü.

-Selam

-Selam

-Seni çok özledim, uzun süredir etrafta yoktun.

-Evet

Yazan Written on: Cuma, 12 Mayıs 2017 Okunma 1292 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Kesin Kozmoloji: Son on yıl içinde araştırmacılar evrenin içeriğine dair çok kesin bir reçeteye ulaştı.

Bilim insanlarına göre, evrenin yüzde 4'ü bildiğimiz maddeden, yüzde 23'ü karanlık maddeden ve yüzde 73'ü karanlık enerjiden meydana geliyor.

WMAP websitesindeki yazı şöyle:

"Verilerde evrenin yüzde 4.6 sının atomlar, gökcisimleri, yıldızlar ve gezegenlerden oluştuğunu görüyoruz. Evrenin yüzde 23'lük kısmı da karanlık maddeden oluşuyor. Bu madde atomlardan farklı olarak, ne ışık yayar ne de ışığı emer ve sadece çekim gücünden (gravitasyon) dolaylı olarak tespit edilebilir. Evrenin yüzde 72'lik kısmıysa karanlık enerjiden oluşuyor.

Yazan Written on: Cuma, 12 Mayıs 2017 Okunma 1050 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

HAYATTA EN GÜZEL ŞEY: HUZUR

Hayatta en güzel şey huzurdur. Para kazanmak kimsenin elinde değil. Ben akıllıyım da para kazandım, o akıllı değildi de iflas etti... Öyle bir şey yok.

“Nahnü kassemna beynehüm maişetühüm” Allah kaderde taksimatı yapmıştır. Kul sa’y ü gayret edecek ve onu kazanacaktır. Fakat o kazandığı hayırlı mıdır, değil midir?..

Allah’tan istediğimizde, her zaman hayırlısını isteyeceğiz: “Ya Rabbi, Hakkımızda hayırlı olanı ver. Evlât vereceksen, hayırlı ver; hayırsız evlât verme. Aile vereceksen, ailenin de hayırlısını ver.”

Dünyânın hasenesi, helâl süt emmiş hanımdır. Allah kötü bir hanıma düşürmesin, hayat cehennem olur. Onun için dünyânın hasenesi olan hanım, ehl-i sünnet olacak. Ehli sünnet, Peygamberin izinden giden, helâli harâmı fark eden. iffetini, namusunu koruyan, şerefli, meziyetli hanım.

Ahiretin hasenesi, güzelliği gene hanımla kazanılır. Onun çok etkisi olur. O amel-i salihtir. Amel-i salih de ancak helâl süt emmiş hanımdan olur.

Yazan Written on: Cuma, 12 Mayıs 2017 Okunma 2423 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Uzun zamandır beklenen kar yağışı etrafı bembeyaz yapmış. Gece vakti her şeyi karanlık bir örtüyle, örterken kar her yeri bembeyaz bir örtüyle örtmüştü.  Tüm canlılık tatlı bir uykuya dalmıştı…

Pencereden etrafı seyreden Ahmed böyle düşüncelere dalıp etrafı seyrediyordu. Koskoca köşkte tek başına yaşıyor ve bildiği tek arkadaşı kendisiyle muhabbete koyulmaya başlamıştı...

-Merhaba

-Merhaba

-Bugün nasılsın Ahmed?

-Nasıl olduğumu bildiğin halde neden soruyorsun?

-Muhabbet etmek isteyen sen değimliydin?

-Evet bendim!

-Senin her şeyini biliyorum. O zaman nasıl muhabbet edebiliriz ki?

Yazan Written on: Cuma, 12 Mayıs 2017 Okunma 325 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Din toplu bilinçaltının eseri olabilir mi? Özgür irade yok ise eğer tanrıya inanıp inanmama seçeneğine bireysel olarak sahip olmak nasıl söz konusu olabilir? Tanrı evrenin toplu bilinçaltı olabilir mi?

Evrensel Bilinç ürünü olan Din, kişiyi toplu ve kişisel bilinçaltından korumak için Evrensel TEK-TÜMEL Bilincin somut bir şekilde yaşanıldığı Şuûr‘un (≈ahirete bakan Zihinsel yön)Beşeriyeti (≈ dünya hayatına bakan Zihinsel yönü)tarafından diğer beyinlere, kendilerindeki sonsuz ve sınırsız boyutların varlığını bulabilmelerine (≈ Risâletin kendilerinde de açığa çıkmasına) yardımcı olmak maksadıyla tebliğ edilmiştir/davet edilmiştir.

NE İZLESEM

 
 

NE OKUSAM