Tasavvuf ve Bilim
Yazan Written on: Cuma, 12 Mayıs 2017 Okunma 2229 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Bu akşam her zamankinden çok daha gürültülü ve sıkıcı bir gün geçiriyordum. Kendi sesimide uzun süredir duyamıyordum. Koskoca gezegenimde yapayalnızdım.  Bu düşünceler birer kara bulut gibi güneşimi örtmüşlerdi. Bu kadar ince ve hafif bir şey nasıl olur da benim dünyamı karartırdı hiç bilemiyorum.  Zihinim durmadan yeni düşüncelerle karşıma çıkıyordu. Bundan dolayı içim sıkılıyordu. İç sesimi özlemiştim. Neden artık benle konuşmuyordu ne olmuştu da beni kendi halime bırakmıştı.

Biraz bahçeye çıkayım dedim. Çıkış kapısına doğru yöneldim. Karanlık her şeyi gizliyordu. Loş ışıklarla ancak önümü görebiliyordum. Hava çok soğuktu ama içim ateşler içindeydi. Zihnimden çıkan kuru kalabalığı artık dinlemek islemiyordum. Cırcır böceğin sesine odaklandım. Bir süre derin nefes alıp vermeye başladım. O sırada iç sesim tekrar geri dönmüştü.

-Selam

-Selam

-Seni çok özledim, uzun süredir etrafta yoktun.

-Evet

Yazan Written on: Cuma, 12 Mayıs 2017 Okunma 1106 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Kesin Kozmoloji: Son on yıl içinde araştırmacılar evrenin içeriğine dair çok kesin bir reçeteye ulaştı.

Bilim insanlarına göre, evrenin yüzde 4'ü bildiğimiz maddeden, yüzde 23'ü karanlık maddeden ve yüzde 73'ü karanlık enerjiden meydana geliyor.

WMAP websitesindeki yazı şöyle:

"Verilerde evrenin yüzde 4.6 sının atomlar, gökcisimleri, yıldızlar ve gezegenlerden oluştuğunu görüyoruz. Evrenin yüzde 23'lük kısmı da karanlık maddeden oluşuyor. Bu madde atomlardan farklı olarak, ne ışık yayar ne de ışığı emer ve sadece çekim gücünden (gravitasyon) dolaylı olarak tespit edilebilir. Evrenin yüzde 72'lik kısmıysa karanlık enerjiden oluşuyor.

Yazan Written on: Cuma, 12 Mayıs 2017 Okunma 979 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

HAYATTA EN GÜZEL ŞEY: HUZUR

Hayatta en güzel şey huzurdur. Para kazanmak kimsenin elinde değil. Ben akıllıyım da para kazandım, o akıllı değildi de iflas etti... Öyle bir şey yok.

“Nahnü kassemna beynehüm maişetühüm” Allah kaderde taksimatı yapmıştır. Kul sa’y ü gayret edecek ve onu kazanacaktır. Fakat o kazandığı hayırlı mıdır, değil midir?..

Allah’tan istediğimizde, her zaman hayırlısını isteyeceğiz: “Ya Rabbi, Hakkımızda hayırlı olanı ver. Evlât vereceksen, hayırlı ver; hayırsız evlât verme. Aile vereceksen, ailenin de hayırlısını ver.”

Dünyânın hasenesi, helâl süt emmiş hanımdır. Allah kötü bir hanıma düşürmesin, hayat cehennem olur. Onun için dünyânın hasenesi olan hanım, ehl-i sünnet olacak. Ehli sünnet, Peygamberin izinden giden, helâli harâmı fark eden. iffetini, namusunu koruyan, şerefli, meziyetli hanım.

Ahiretin hasenesi, güzelliği gene hanımla kazanılır. Onun çok etkisi olur. O amel-i salihtir. Amel-i salih de ancak helâl süt emmiş hanımdan olur.

Yazan Written on: Cuma, 12 Mayıs 2017 Okunma 2240 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Uzun zamandır beklenen kar yağışı etrafı bembeyaz yapmış. Gece vakti her şeyi karanlık bir örtüyle, örterken kar her yeri bembeyaz bir örtüyle örtmüştü.  Tüm canlılık tatlı bir uykuya dalmıştı…

Pencereden etrafı seyreden Ahmed böyle düşüncelere dalıp etrafı seyrediyordu. Koskoca köşkte tek başına yaşıyor ve bildiği tek arkadaşı kendisiyle muhabbete koyulmaya başlamıştı...

-Merhaba

-Merhaba

-Bugün nasılsın Ahmed?

-Nasıl olduğumu bildiğin halde neden soruyorsun?

-Muhabbet etmek isteyen sen değimliydin?

-Evet bendim!

-Senin her şeyini biliyorum. O zaman nasıl muhabbet edebiliriz ki?

Yazan Written on: Cuma, 12 Mayıs 2017 Okunma 300 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Din toplu bilinçaltının eseri olabilir mi? Özgür irade yok ise eğer tanrıya inanıp inanmama seçeneğine bireysel olarak sahip olmak nasıl söz konusu olabilir? Tanrı evrenin toplu bilinçaltı olabilir mi?

Evrensel Bilinç ürünü olan Din, kişiyi toplu ve kişisel bilinçaltından korumak için Evrensel TEK-TÜMEL Bilincin somut bir şekilde yaşanıldığı Şuûr‘un (≈ahirete bakan Zihinsel yön)Beşeriyeti (≈ dünya hayatına bakan Zihinsel yönü)tarafından diğer beyinlere, kendilerindeki sonsuz ve sınırsız boyutların varlığını bulabilmelerine (≈ Risâletin kendilerinde de açığa çıkmasına) yardımcı olmak maksadıyla tebliğ edilmiştir/davet edilmiştir.

Yazan Written on: Cuma, 12 Mayıs 2017 Okunma 1939 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

PK. bi şehirdeki yabancının düşünceler komedisidir. P.K.(Aamir Khan) Daha önce kimsenin sormadığı sorular sorar. Bunlar masum, çocuk gibi sorulardır ama cevapları enteresandır.P.K.'in masum gözlerini gören insanlar kendi monoton hayatlarını gözden geçirirler.P.K.'in sadık arkadaşları ve dostları olur. Kırık kalpleri düzeltir öfkeleri dindirir. P.K.'in çocuksu merakı kendisi ve milyonlarca insan için manevi bir yolculuğa dönüşür.Film karmaşık felsefelerin iddialı ve benzersiz yönlerini orijinal bi şekilde ortaya koyuyor. Ayrıca basit, kahkaha dolu, insani bir aşk masalı da süregidiyor. Sonuç olarak ayrı dünyalardan gelen yabancılar arasında dostluk destanı işlenmiş diyebiliriz.

http://www.sinemalar.com

Yazan Written on: Cuma, 12 Mayıs 2017 Okunma 1234 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Hiç ameliyat geçireniniz var mı?

Bir çok kimsenin "evet" dediğini duyuyorum. İkinci soru geliyor o zaman.

Peki ameliyat esnasında yanınızda konuşulanları hatırlıyor musunuz?

Narkozla yani anestezi ile ameliyat geçiren herkesin bu soruya "hayır" dediğini duyuyorum.

İsterseniz ameliyata kadar gitmeyelim. Uyurken yanınızda biri konuşsa sabahleyin uyandığınızda hatırlar mısınız? Bu soruya da herkesin "hayır" dediğini duyar gibiyim.

Bu sorulara ben de sizler gibi cevap veriyordum ta ki az sonra yazdığım şeyleri öğreninceye kadar.

Güzel insanlar sizlere bildiğinizi yerinden oynatabilecek ve sizi hayretler içinde bırakabilecek bir şey söyleyeceğim. Bilinçaltı biz farkında olmadan her detayı kaydeder.

Yukarıdaki hayati ifadenin en önemli sonucu şudur: Çocuklara verdiğiniz her mesaja, yaptığınız her yüklemeye dikkat edin, özen gösterin!

Öyle ki verdiğiniz mesajlar ve yaptığınız yüklemeler onun kendisine güven duymasını ve mücadele gücünü artırabilirken düşünce gücünü zayıflatarak onu beceriksiz, özgüveni yetersiz biri haline de getirebilir.

Yazan Written on: Cuma, 12 Mayıs 2017 Okunma 2016 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

CİN VE BÜYÜ NEDİR? NASIL KORUNULUR? 

“Cinci”lerin, “uzaylı”ların, “ruh çağıran”ların (ruhçuların), “büyücü”lerin, “falcı”ların, “sahte mehdi”lerin, “sözde şeyh”lerin moda olduğu günümüzde, yanıltılan ve aldatılan masum kardeşlerimizi bilgilendirmek amacıyla bu broşürü hazırlamayı görev bildik.

Faydalı olabilirsek ne mutlu bize…

Olayın gerçeğini farkettirebilmek için öncelikle “CİN” konusunu açıklamamız gerekmektedir.

“CİN” adı geçtiği zaman, genelde hepimizin içine düştüğü büyük bir yanılgı vardır!.. Hemen aklımıza, kısa boylu, ayakları ters, kulakları uzunca, gözbebekleri dikine, seri hareket edebilen, her kılıkta görünebilen varlıklar gelir… Ya da beyninde belirli bozuklukları olan kişilerin görmüş olduğu halüsünasyonlar.

Bu konuda yapılan en büyük yanlış, önyargılı yaklaşımla, “CİN” kelimesi duyulduğunda ya hemen inkâr edilmesi, ya da gerçekle ilgisi olmayan yorumlar yapılmasıdır!.. Oysa dün bilimsel değil diye inkâr edilen birçok şeyin, ilim ve tekniğin ilerlemesiyle bugün bilimsel bir gerçek haline geldiğini hatırdan çıkarmamak gerekir.

Peki işin hakikatı nedir?..

Evrende var olan tüm varlıklar-canlılar kuantsal kökenli olup; bir kısmı da mikrodalga yapılı türe dönüşmüştür!.. Ve dahi bunların bir kısmı geçici bir süre için moleküler boyutta, yani “madde alemi” denen “boyutumuzda” yaşamaktadırlar…

NE İZLESEM

 
 

NE OKUSAM