Tasavvuf ve Bilim
Yazan Written on: Cuma, 12 Mayıs 2017 Okunma 1472 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Başta Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, Şehit Öğretmenlerin ve güzel babacımın Öğretmenler Günü Kutlu Olsun.. 

Canım Baba’mın yazıya ve fotoğraflara sığmayacak ömründen kısa bir belgesel film.. İyi Seyirler... 

Osman Ceyhan 1952 Kahramanmaraş Elbistan doğumludur. İnşaat ustası ve çiftçilikle uğraşan bir ailenin 6 çocuğundan birisidir. 
Çocukluğunda yazları çobanlık yaparak her köy çocuğu gibi biraz zorlu şartlarda ama olabildiğince sevgi dolu bir çocukluk geçirmiştir. İlkokulunu köy okulunda bitirdikten sonra tahsil hayatına şehirdeki ortaokulda devam etmek istemiştir. Fakat maddi imkânsızlıklardan dolayı babasına okula kayıt olmadan köye geri dönelim demiş. O seneyi köyde ailesine yardım ederek çeşitli köylere gidip çobanlık yaparak geçirmiş.

Bir akşam annesi; -“Osman, Teyze’nin bir kızı oldu adını Huriye koydular, demiş. Osman Hoca; hayırlı olsun gözümüz aydın olsun Anne ben İstanbul’a gidip okuyacağım üniversite bitirip geleceğim ve o kızla evleneceğim” demiş.

Yazan Written on: Cuma, 12 Mayıs 2017 Okunma 1396 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

İstediğimiz Hayatı Yarattığımız Bilimsel Olarak İspatlandı

“Eğer şu ana kadar isteklerimiz gerçekleşmediyse, en şiddetli arzularımıza ulaşamadıysa; eğer hayatımıza hiç istemediğimiz şeyler girdiyse, eğer mutsuzsak veya yenilgiye uğradıysak, bütün bunların sebebini Rezonans Kanununda bulabiliriz. “ Pierre Franckh, bu kitabında Rezonans Kanununu kavrayıp onu nasıl kullanacağımız…ı anlamaya başladığımız anda, hayatımızdaki her şeyin mümkün olabileceğini anlatıyor. Yazar, hayatımızı kalbimizle değiştirebileceğimizin de altını çiziyor.

 Düşünce gücümüzle maddeye etki edebilir miyiz?

Kim olmayı istiyorsun?

İsteklerimizi hangi yolla yayıyoruz?

ideal partneri yaşamımıza çekmemizi sağlayan en uygun rezonans alanını nasıl oluştururuz?

Rezonans alanın yazılı ve görsel izlenimlere nasıl tepki verir?

Yazan Written on: Cuma, 12 Mayıs 2017 Okunma 1803 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Eûzü

Euzu, insanı hakikatinden uzaklaştıran tehlikelere karşı, beynindeki Kevser havuzunun koruyucu kuvvelerine sığınmak demektir. Burada sığınılan havuz, özümüzdeki Allah esmaları havuzu olduğundan, sığınma aslında özümüzdeki Allah’a ait olan gücedir.

Kurana göre Şeytan, Haramın yenmesini, haksız kazanç elde edilmesini emreden ve öneren, kötülük, hayâsızlık ve Allah’a karşı bilmediğimiz şeyleri söylememizi emreden, bizi fakirlikle korkutan, kuruntulara düşüren, Allah’ın yarattıklarını değiştirmeyi emreden, bizleri kandırmak için bizlere yaldızlı sözler fısıldayan, bize vesvese verip, kışkırtıp kafa bulandıran, yaptığımız amellerimizle bizi şımartan, bizi azdıran, İçki (uyuşturucu) ve kumarla, aramıza düşmanlık ve kin sokmak isteyen, Allah’ı anmaktan ve O’na kulluk etmekten bizi geri durdurmak isteyen, kişiler ve güçlerdir.

Şeytanı tanımlayan en uygun ifade; “zan ve zanna dayalı söz”dür.

Euzübillahimineşşeytanirracim, şeytanın bu çabalarına karşı, Allahın varlığımdaki zati sıfat ve esmalarının kuvvelerine sığınmak demektir.

Yazan Written on: Cuma, 12 Mayıs 2017 Okunma 2143 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

        toshihiko izutsu kitapları ile ilgili görsel sonucu Toshihiko Izutsu kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: (1914-1993) İslâm düşüncesi ve Kur’an semantiği üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Japon şarkiyatçısı. 4 Mayıs 1914’te Tokyo’da doğdu. Dil bilimi alanındaki lisans ve lisans üstü öğrenimini Keio Üniversitesi’nde tamamladı. Bir süre Yunanca ve Latince felsefe metinleriyle dil bilimi okuttu. O sıralarda Japonya’da bulunan Mûsâ Cârullah Bigi ile tanışarak onun vasıtasıyla İslâm dinine ve kültürüne ilgi duymaya başladı; kendisinden Sîbeveyhi’nin el-Kitâb’ı ile Müslim’in el-Câmi’u’s-sahîh’ini okudu. Fransızca, Almanca, İtalyanca, İspanyolca, Farsça, Türkçe, Sanskritçe, eski ve yeni Çince öğrendi. 1951’de başladığı ilk Japonca Kur’an çevirisini 1958’de bitirdi.

Lübnan’da altı ay, Mısır’da bir yıl kalarak İbrâhim Medkûr, Ahmed Fuâd el-Ehvânî ve Kâmil Hüseyin gibi ilim adamlarıyla tanıştı. Kahire’de Mecmau’l-lugati’l-Arabiyye’ye üye oldu.

Yazan Written on: Cuma, 12 Mayıs 2017 Okunma 2207 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Bir ilim güneşi daha battı. Âlimin ölümü, âlemin ölümü gibidir. Bir karıncanın güneşi tarif etmesi gibi Osman hocam ile ilgili bir şeyler paylaşmak isterim. Batın ilminin sultanlarından biri olduğu için hiçbir zaman ne mertebede nasıl bir ilme sahip olduğu bilinmezdi. 
1993 yılında kendisiyle lise yıllarında tanışmıştım. Girdiği ilk dersten sonra onun derslerini dört gözle bekler hale gelmiştim. Kim olduğunu bilmiyordum ama içimde Osman Hocama karşı büyük bir muhabbet besliyordum.


Dünyanın düz olduğuna inanılan  dönemlerde dünyanın yuvarlak olduğunu söyleyen biri gibiydi. Bize verdiği dersler çok üst seviyedeydi. Cennetin, dünya ve ahiret yaşamını derslerinde bizi hiç sıkmadan işlerdi. Kimseden ümidini kesmezdi ve herkese Rasulullah efendimizin ahlakı ile yaklaşırdı.  
İnsan ilişkileri dersinde sınıftaki öğrencilerin dikkatini çekecek  bir resim göstermişti. Resimde iki büyük kulağı olan bir insan yüzü  resmedilmişti. Dinlemenin iletişimde ne kadar önemli olduğunu ve neden bir ağzımızın olmasına karşılık iki kulağımızın olduğu konusunda sınıfta beyin fırtınası oluşturmuştu.

Yazan Written on: Cuma, 12 Mayıs 2017 Okunma 1880 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Kendine Güven ve Benlik Algısı
Benlik algısı kısaca kişinin kendisi hakkındaki algılarıdır. Ben dürüstüm, ben kırılganım, ben çalışkanım vs. Kendine güven olumlu ve gerçek benlik algısı ile mümkündür. O nedenle de kendimize olan güveni sağlamak için olumlu ve gerçek benlik algısına nasıl ulaşacağımızı bilmemiz gerekir.
‘’Her insan, bir rolü mükemmel bir şekilde oynayabilir, kendini” (Vittorio De Sica)
Olumlu benlik algısına kavuşmanın temelinde olumlu yaşantılar yatmaktadır. Bireyin düşüncelerinin önemsendiği, küçük yaştan itibaren birey olarak kabul gördüğü, fiziksel ve psikolojik şiddetin daha az yaşandığı bir ortamda büyüdüğü vs. olumlu yaşantılar bireyin benlik algısının olumlu olmasını sağlayacaktır.

Hem olumlu hem gerçek benlik algısının gelişimini ve değişimini en çok etkileyenler bireyin en fazla etkileşimde bulunduklarıdır. Okul çağına kadar aile ve yakın çevre, okul çağıyla birlikte aile ve yakın çevreye ek olarak öğretmenleri ve okuldaki arkadaşları bireyin benlik algısını olumlu ve olumsuz şekilde en fazla etkileyenlerdir. Tabii artık bunlara medyayı özellikle de sosyal medyayı da eklemenin zamanı geldi.

NE İZLESEM

 
 

NE OKUSAM