Tasavvuf ve Bilim
Ekrem Hoca

Ekrem Hoca

Write on Cumartesi, 20 Mayıs 2017 Yayınlandığı Kategori Sohbetler

Kur'anı- Kerimde, Mitolojide, edebiyatta, kullanılan semboller ne anlama geliyor.

Bismillahirrahmanirrahim

             Bu sezonun son programındayız. Son program için özel bir konu hazırlamadım. Daha çok en son ne üzerinde çalışıyorsam o konu üzerinde konuşuyorum. Bugünkü derste öğrencilerle beraber İlyas peygamber hakkında   "Dağ" kelimesi ve Dağın parçalanmasının ne demek olduğu üzerine bir konuşma yaptık.

  Bugünkü sohbetimizde çoğumuzun çok iyi bildiği Ergenekon destanı hakkında konuşma yapmak istiyorum. Bu konu hakkında çok eskiden beridir yazı yazma düşüncem vardı. Fakat siyasete alet edilip gürültüye gider diye bir türlü kaleme alma fırsatı bulamadım. Birde bunun üstüne bazı arkadaşlar bu Kürt tarihidir yok İran tarihidir gibi problemler çıkınca yazı ertelenmek zorunda kaldı.

 Sürekli üzerinde konuştuğumuz konulardan biri de “Bir insan ne zaman ve ne şekilde hakiki bir insan olabilir

Write on Cuma, 12 Mayıs 2017 Yayınlandığı Kategori Sohbetler

 BİLGİ VE BİLGİYİ YAŞAMA

Bu aralar bilgi-amel ilişkisi üzerinde konuşuyorum. Mesnevi ile ilgili kendime iki görev yükledim. Birincisi unutulmuş bilgileri hatırlatmak ve ikincisi kirlenmiş bilgileri hatırlatmak.

İnsanlar bu ve bu şekilde bilgiyi unutabiliyorlar. Bizim görevimiz bu bilgileri hatırlatmak. Bu hatırlatma, ayet olabilir hadis olabilir. Müslüman bir toplumda yaşıyor olsak bile bilgilerimiz çok fazla değişikliğe veya unutkanlığa uğrayabiliyor. Hele bu modern çağda hakikaten çok zor hale gelmiştir. Geçmişte bilgiye ulaşmak çok zordur. Hele ki kırsal köy gibi yerlerde inşaların bilgiye ulaşabilmesi çok büyük bir meseleydi. Peygamberimiz zamanında ve sonraki dönemlerde. Bu iletişim dediğimiz şeyin çok fazla yaygınlaşması ile birlikte insanları bilgiye karşı korumak diye bir mevzu çıktı.

Write on Cuma, 12 Mayıs 2017 Yayınlandığı Kategori Sohbetler

El mana Hu Vallah

Sürekli konuştuğum meselenin ne olduğu sorulsaydı Allaha iman olduğunu söylerdim. Mesela Hz. Mevlana’nın çok güzel bir sözü vardır. El mana Hu Vallah (Mana, anlam dediğimiz şey Allah’ın kendisidir.) Bu sözü etrafında dolaşıyorum. Bana göre Allaha göre konuşmak hayatın anlamıdır.

Feridun Attar’ın Mantık u tayr isimli eserinde ki bazı konulara kafamız takılı kalıyor. Mantık tayr. Kuşların Dili anlamına geliyor. Kuşların konuşulacağına inanılıyor mu inanılmıyor mu? Tek meselemiz bu olay, bize masal gibi geliyor. Bence Müslümanlar kendi dinleriyle, kültürleriyle ilgili en önemli problemi gerçeklik problemi. Bu anlatılanlar geçek olup olmadığına tam ikna olamıyoruz. Daha çok masalsı, bir üslupla inanıp anlıyoruz.

Hikâyenin birinde anlatılır; Efendim yeryüzünde öyle bir yer var yerle gök bir olur.

Write on Cuma, 12 Mayıs 2017 Yayınlandığı Kategori Sohbetler

Bismillahirrahmanirrahim

Dini Ahlak olarak düşünebiliriz. Şayet İmam Nevevi’ye dindarlık nedir diye sorsak. Şöyle cevap verebilirdi.

Bir kişinin Allah’a, Peygambere ve müminlere karşı ahlakı din demektir. Biraz daha geniş tutarsak tüm insanlara karşı olan ahlakına din denir. Çünkü Peygamber efendimiz bir hadisi şerifinde şöyle buyuruyor.

183. Ebü Rukayye Temîm İbni Evs ed-Darî radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem :

"Din nasihattir" buyurdu. Biz kendisine:

- Kimin için nasihattir? dedik. Peygamber Efendimiz:

- "Allah, Kitabı, Resulü, mü'minlerin yöneticileri ve tüm müslümanlar için nasihattir" buyurdu.[1] 

Dindarlık dediğimiz şey nedir? Dindar olduğumuzda ne olacağız? Bu soruların cevaplarına karşılık olarak bu hadis gelmiş olabilir. Bir insanla ilk kez karşılaştığımızı varsayalım ona din konusunda bir şeyler söylemek zorunda kalsak ilk söyleyeceğimiz sözlerden biri  “Din nasihattir” sözüdür.

Write on Cuma, 12 Mayıs 2017 Yayınlandığı Kategori Sohbetler

Bismillahirrahmanirrahim

Ekrem Hoca Birtaş sohbetleri

 04.05.2013

Adap

Şayet Allah nasip ederse iman edilir yoksa iman edilemez. İman Allah’ın hükmündedir.  İman etmiş olmanın bir görüntüsü de adaptır. vardır.  Adabından iman etmiş olduğu anlaşılır.

Meşhur levhalık bir söz vardır:

“Bütün Tarikatlar Adapta birleşir.”

Örnek vermek gerekirse, Nakşibendilik, Kadirilik, Bedevilik bunların hepsinin isimleri, kurucuları farklı olabilir fakat bunların ana fikri Edip’tir. Bize Edep öğretiyorlar. Sufi büyüklerinden (Mevlana’nın) söylediği şu sözü çok seviyorum;

“Edep aklın dıştan görünüşüdür”

Write on Cuma, 12 Mayıs 2017 Yayınlandığı Kategori Sohbetler

12 - Ey iman edenler! Zannın birçoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.

         Öyle çok zanda bulunmaktan sakının. Çünkü Zan sizi yorar. Kötü zanda bulunmak günahtır. Her konuda bir hayır yorumunuz olsun.

 Şöyle bir söz vardır:

Hüsnü zanda bulunup yanılmak

Suizanda bulunup isabet ettirmekten daha iyidir.

Bir müminle ilişkide kurnaz olmaktansa saf olmak daha iyidir.

“Bir mümin aynı delikten iki kere sokulmaz.”

Hadisi Şerif

Write on Cuma, 12 Mayıs 2017 Yayınlandığı Kategori Sohbetler

11 - Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin. Belki de onlar, kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın, birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sora fâsıklık ne kötü bir isimdir! Kim de tövbe etmezse işte bu kimseler zalimlerdir.

 Şimdi burada birbirinizle alay etmeyin maskaralık yapmayın deniyor. Bir önceki ayette açıklamıştır. Çünkü müminler kardeştir. Tıpkı bir tarağın dişleri gibi birbirine denk ve eşittir. Kimsenin kimseden üstünlüğü yok. Mesela bizim zencilerden bir üstünlüğümüz yok bir ırkın başka bir ırktan üstünlüğü yok alay edemeyiz onlarla! Bir topluluk başka bir topluluktan zeki, zengin veya güçlü olabilir bu üstünlük ölçüsü değildir. Kabiliyette eşit değiliz. Din bu tarz şeyleri bir övünme meselesi saymıyor. Din kabiliyeti bir üstünlük değil bir sorumluluk, yükümlülük meselesi sayıyor. Diyelim ki diğer insanlardan daha zeki olabilirsin o zaman diğer insanlardan daha fazla imtihanlara dikkat etmen gerekiyor.

“Herkes kendisine verilenden mesul olacaktır”

Write on Cuma, 12 Mayıs 2017 Yayınlandığı Kategori Sohbetler

10 - Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki rahmete eresiniz.

Müminlerin arasındaki hukuk kardeşlik hukukudur. Yusuf’un kardeşleri gibi bir kardeşlik söz konusu değil.  Müminlere küslük yakışmak müminler arasını bulun onları barıştırın. Müminleri barıştırmaya çalışırken niyetinizde bir bozukluk olmasın. Bu olaydan bir menfaat elde derim gibi olmamalı Niyetimiz sadece takva olmalı Allah rızasını gözetmeliyiz. Şunu aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor. Allah’ı hesaba katmadığımız hiçbir iş meşru değildir.  Bazen tasavvuf hakkında öyle konular hakkında konuşulur ki konu bir türlü Allah’a gelmez. Aslında bir cümle ila Tasavvufun tarifi nedir diye sorulsa oda şudur:

“Allah’ı görür gibi ibadet etmek demektir.  Yâda maksadı bakımından Allah’ı bize görür gibi ibadet etmeyi öğreten ilme tasavvuf denir. “

Kişi Şeyhe gider ve derki bana Allah’ı görür gibi nasıl ibadet edebilirim diye söyler. Şeyhte ona yolunu gösterir. Tarikat ise bu dersin verildiği medresedir.  Bizim tarikatta farklı şekilde işliyor diyorsanız o zaman sizin tarikatın yolu şaşmıştır. Niyetimiz gayet net olmalıdır.

Öldüğümüzde Kiramen Katibin melekleri bize bazı sorular soracak.

“Rabbin kimdir?”

-Rabbim Allah’tır.

Write on Cuma, 12 Mayıs 2017 Yayınlandığı Kategori Sohbetler

Bismillahirrahmanirrahim

Ekrem HOCA

    29-03-2013     

Birtaş Riyaz’üs Salihin Sohbetleri

         HUCURAT SÜRESİ

7.Ayet

 Bilin ki, aranızda Allah'ın elçisi bulunmaktadır. Eğer o, birçok işlerde size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirmiş ve onu gönüllerinize güzel göstermiş; inkârı, fasıklığı ve (İslam'ın emirlerine) karşı çıkmayı da çirkin göstermiştir. İşte bunlar doğru yolda olanların ta kendileridir.

Açıklama:

Allah her birimize bir akıl veriyor. Mesela konuşurken, bizim aklımız ve diğer akıl sahipleri arasında farkı anlayamayız.

Write on Cuma, 12 Mayıs 2017 Yayınlandığı Kategori Sohbetler

208- وعن عائشة رضي الله عنها أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال : (( مَنْ ظَلَمَ قِيدَ شِبْرٍ مِنَ الأرْضِ طُوِّقَهُ منْ سَبْعِ أَرَضِينَ )) متفقٌ عليه .

208.Âişe radıyallahu anhâ’ dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Kim bir karış miktarı bir yere haksız olarak zulümle sahip olursa, o yerin yedi katı boynuna geçirilir.” Buhârî, Mezâlim 13, Bed’ül-halk 2; Müslim, Müsâkât 139-142. Ayrıca bk. Tirmizî, Diyât 21

Açıklama:

İmam-ı Gazali derki;

Ashab Peygamber Efendimizden bir söz duyduğu zaman yahut bir ayet nazil olduğu zaman il olarak “Kalp” ilgili manayı anlardı!.. Maddi olan mana ise onlar için ikinci sırada gelirdi.

NE İZLESEM

 
 

NE OKUSAM