Pasif İyiden Aktif İyiye

Yazan Write on Perşembe, 11 Mayıs 2017 Yayınlandığı Kategori Kitap Okunma 889 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

"Kalk ve uyar" emrinin ilk muhatabına, önceleri "el-emîn/güvenilir" denilirken, sonraları neden "el-mecnûn/deli" denildi? Neden önceleri övülürken, sonraları sövüldü? Neden önceleri sevilirken, sonraları dövüldü, hatta hayatına kastedildi?
Bunun bir tek cevabı var: Pasif iyi olmaktan çıkıp, aktif iyi oldu.
Pasif iyilerin göz ardı ettikleri bir gerçek var: İyiliğin pasif olduğu her yerde, kötülük kendiliğinden aktif hale geliyor. Bu, kötülüğün tabiatı icabıdır. Kötülük karanlık gibidir. Bizatihi var değildir. Aydınlığın yokluğu halidir. Soruyorum kendi kendime: İyilerin tümünün pasif olduğu bir dünyada, iyilik yaşar mıydı?
Cevabım "asla" oluyor. Zira fıtrat iyi üzerine formatlanmıştır.

Hazreti insan, en iyidir. En iyi bozulunca, en kötü olur. Yatan iyi olmak yetmez. Zira pasif iyi, iyi değildir. Her pasif iyi, aktif kötünün teşvikçisidir. En yaman çelişkilerden biri de, pasif iyilerin aktif kötülerden şikâyet etmesidir. Birileri çıkıp, onlara, "Sayenizde beyim" demeli.

“İyiliği emir, kötülükten nehiy, kelimenin tam anlamıyla bir ‘pasif iyi olma, aktif iyi ol!’ emridir. Zira iyi olmak birşey, iyiliği çoğaltmak için çaba göstermek daha başka bir şeydir…”

Mustafa İSLAMOĞLU

Son Düzenlenme Pazartesi, 12 Haziran 2017 21:56

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

NE İZLESEM

 
 

NE OKUSAM