Tasavvuf

Tasavvuf (99)

Yazan Written on: Perşembe, 25 Ekim 2018 Okunma 42 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)
Likaullah: Allah’a Kavuşmak
 
Kur'an'da iki alandaki insan tavrına özellikle dikkat çekilir:

Birisi, insanın dünya hayatı ile alakasıdır.

Diğeri de, bu dünyadan sonra insanın Allah Teala ile yeniden buluşmaya olan inancı ya da inançsızlığıdır.

Kur'an, hem insanın bu iki temayülünün birbiriyle bağlantılı olduğunu bildirir, hem de, bu iki temayülün bir kişilik tarzı oluşturduğuna dikkat çeker.

Kur'an, ısrarla insan zihninde şu soruların netleşmesini ister:

1. Dünya nedir? İnsan dünya ile ilişkisini nasıl kurmalıdır?

2. İnsan bu dünyadan sonra bir gün kendisini bu dünyaya özel bir maksatla gönderen bir Kudret'in huzuruna çıkıp, dünyada yapıp ettiklerinin hesabını verecek midir?

Gene Kur'an'a göre dünya ile ilişki söz konusu olduğunda iki insan tipi çıkar karşımıza:

Yazan Written on: Pazar, 21 Ekim 2018 Okunma 83 kez
Ögeyi Oylayın
(1 Oylayın)

“Mekke döneminde nâzil olmuştur. Otuz âyettir. Adını ilk âyette geçen ‘mülk’ (hükümranlık) kelimesinden alır. Tebâreke, Mücâdele, Mâni’a, Münciye, Vâkıye ve Mennâ’a1 olarak da adlandırılır.

‘Sözünüzü ister gizli ister aşikâre söyleyin, O kalplerdeki duygu ve düşünceleri hakkıyla bilendir.’ mealindeki 13. âyetinin, müşriklerin Hz. Peygamber’in aleyhinde konuşmaları ve birbirlerine, ‘Muhammed’in tanrısının duymaması için gizli konuşun.’ demeleri üzerine nâzil olduğu bildirilir.

Mülk Sûresi’nin temel konusunun Allah’ın varlığını, birliğini, kâinatı yaratıp yönettiğini ve âhiretin mevcudiyetini kanıtlamak olduğunu söylemek mümkündür. Sûrenin muhtevası iki bölüm halinde açıklanabilir.

Kâinatın yaratılış ve yönetiliş iktidarının Allah’ın elinde bulunduğunun ifadesiyle başlayan birinci bölümün ilk âyetlerinde,

Yazan Written on: Pazar, 21 Ekim 2018 Okunma 89 kez
Ögeyi Oylayın
(1 Oylayın)

 

Ahmet Süreyya Emin (Kadesallahus Sırre)Hazretlerinin Divan Şerifi

Bismillahir Rahmanir Rahim

Hz. Süreyya Beyefendi'nin Divanının birinci basımının hazırlıklarına Hz. Süreyya’nın manevî evlatlarından, halifesi ve bizim de mürşidimiz olan Hz. Mehmet Ali ÖZKARDEŞ Beyefendi zamanında 1959 yılında başlanmıştır. Hz. Süreyya Beyefendi, kendisinde zuhur eden ve kendisine lütfedilen ilahi kelam, beyan ve makamları yazarak, yetişmeleri için evlatlarına dağıtmış olduğu halde, hali hayatta iken divanın muhtevasını teşkil eden bu varidatı ilahiye-yi kitap olarak neşretmemiştir. Mehmet Ali Bey Hazretleri, Hz.Süreyya Divanının el yazması eski yazı nüshalarından bir tanesini bana ve eski Türkçesi kuvvetli olan babam İbrahim Fuad Bey'e tevdi etti.

Yazan Written on: Pazar, 09 Eylül 2018 Okunma 139 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Ezansız Semtler / Yahya Kemal Beyatlı / Tevhîd-i Efkâr Gazetesi

Kendi kendime diyorum ki: Şişli, Kadıköy, Moda gibi semtlerde doğan, büyüyen, oynayan Türk çocukları milliyetlerinden tam bir derecede nasip alabiliyorlar mı? O semtlerdeki minareler görülmez, ezanlar işitilmez, Ramazan ve Kandil günleri hissedilmez. Çocuklar Müslümanlığın çocukluk rüyasını nasıl görürler.

İşte bu rüya, çocukluk dediğimiz bu Müslüman rüyasıdır ki bizi henüz bir millet hâlinde tutuyor.

Bugünkü Türk babaları havası ve toprağı Müslümanlık rüyası ile dolu semtlerde doğdular, doğarken kulaklarına ezan okundu, evlerinin odalarında namaza durmuş ihtiyar nineler gördüler, mübârek günlerin akşamları bir minderin köşesinden okunan Kur’an’ın sesini işittiler; bir raf üzerinde duran Kitabullah’ı indirdiler, küçücük elleriyle açtılar, gülyağı gibi bir ruh olan sarı sahifelerini kokladılar.

Yazan Written on: Perşembe, 02 Ağustos 2018 Okunma 296 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Esselâmü aleyküm ve rahmetullah!..

Efendimiz’in bir duasından kısacık bahsedeceğim. Cenâb-ı Peygamber’in bir duası var:

(Allàhümme tahhir kalbî) “Yâ Rab, benim gönlümü temiz et…”

Mâlûm, insan iki şeyden ibarettir: Bir madde kısmı, et-deri-beden kısmı; bir de bu bedenin sahibi olan ruh kısmı. Gönül diyoruz, kalb diyoruz, ruh diyoruz; hepsi bir…

Şimdi bedenimiz pis olursa hepimiz ürkeriz.

“–Sokulma yanıma yahu, bak pissin!” deriz.

Pisliğin de çeşitleri vardır; insan pisliği, hayvan pisliği, kuş pisliği, sokaklardaki çamur pisliği, içki pisliği, şu pislik, bu pislik… Bunların hepsi pisliktir. Ama bu pislikler o kadar zararlı değil.. En nihayet hamama gideriz, yıkanırız.

Yazan Written on: Pazartesi, 23 Temmuz 2018 Okunma 320 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

HASTALIK , ÇEŞİTLERİ VE TEDAVİ YOLLARI HAKKINDA

Üç çeşit hastalık olduğunu beyan eder Muhyiddin İbn Arabi (k.s.) hz. bizlere Fütuhat-ı Mekkiyye adlı eserinde.

Bunlar :
1- Beden hastalığı.
2- Akıl hastalığı.
3 -Nefis hastalığı.

Beden hastalığı ; bedene ilişen bir hastalıktır. Bunlar çeşitli olabildiği gibi sebepleri de farklılık arzeder. Doğuştan , kalıtımsal , herhangi bir dış etken neticesi vuku bulabileceği gibi fiziksel veya vücut kimyasındaki değişiklik neticesi de açığa çıkabilir. Bu hastalığın teşhisi , tedavisi, usul ve yöntemleri tıp alanına girer. Hekim , bu nevi bazı hastalıkların vücutta bazı şeylerin eksikliği veya fazlalığından kaynaklandığını bilmesi hasebiyle tedavi için eksik olanı artırma , fazla olanı eksiltme yolu ile tedaviyi amaçlar.

NE İZLESEM

 
 

NE OKUSAM