Tasavvuf

Tasavvuf (97)

Yazan Written on: Pazartesi, 09 Nisan 2018 Okunma 51 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Aziz cemaat bir Hadis-i Peygamberi vardır.  Büyüklerin Büyüğü Rasûlullah’ın bir sözü vardır, Hadis-i Şerif.  Kim olursa olsun. Halk cemaat ne olursa olsun diyor. Halka kendi aklınız miktarınca değil… Mesela aha buraya ben çıktım size vaaz ediyorum.  Benim aklımın miktarınca değil.  Onların akılları miktarınca söz söyleyeceksin.

Benim bildiklerimi siz bilmezsiniz, sizin bildiklerinizi de ben bilmem.  Ben şimdi Doktorca size anlatsam anlamazsınız.  Bu kadar tahsil edeceksiniz ki doktor lisanından anlayasınız.  Ben işte o aklımın düşündüğünce size hitab etmeyeceğim.  Sizin anlayacağınız sizin aklınızın derecesinde hitab edeceğim.  İlaç yazdım size. Şunu şöyle yapacaksın işte bu (ilaç isimleri).  İşte bu böyle yapacaksın.  Bilmem şeker seviyesi şöyle oldu mu şöyle olacak. Glikoz şöyledir.  Bilmem efendim hipotansiyon şöyledir.

Ne diyor bu herif.  Sizin anlayabileceğiniz şekilde… 

Yazan Written on: Perşembe, 29 Mart 2018 Okunma 97 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Tasavvuf bir arınma sanatıdır. Arınmak hünerdir, mârifettir. Tasavvuf erbâbına göre, varlığın zâhiri halk bātını Hakk’dır. Allah’ın vahdâniyet ve hilâfet emânetini yüklenen insanın, bir ucu beşerilik öbür ucu İlâhîliktir. Kitab ve Sünnet ikliminde sırātımüstakim üzre ibâdet tâat, çile ve riyâzat şeritlerinde kırk elekte elenip kırk imbikte imbiklendikten sonra, dört kapı kırk makam denetiminden geçerek, halklığından Hakklığına, beşerliğinden ilâhiliğine terfi etme mârifetidir tasavvuf!Hem tıb hem tasavvuf adamı olan Derman Hekim’e göre: İnsanın bir beşerî ve bir de ilâhî tarafı vardır. Beşerî tarafını tamamıyla silip, ilâhî tarafıyla görünmek hünerine vâsıl olursa insan, o insana mutasavvıf ismi verilebilir. Bu âlim velîdir; tasavvuf da onun yaşadığı hâldir. Bu hâl, lâfla kitabla anlatılmaz. (Sırlar 1/139)Tıbbın da tasavvufun da bu bağlamda gerekli gördüğü ve olmazsa olmaz kabul ettiği temel ilke

Yazan Written on: Salı, 20 Mart 2018 Okunma 162 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Tüm Gençlere Bir Mesaj 

Abdullah Azzam

 Her türlü övgü Allah’a mahsustur. O’na Sena ederiz, O’ndan yardım dileriz, O’nun affına sığınırız. Ruhumuzdaki kötülüklerden ve amellerimizdeki hatalardan Allah’a sığınırız. Allah kime doğru yolu gösterirse, artık onu saptıracak kimse yoktur ve Allah kimi saptırırsa, artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Ve ben şahitlik ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur ve yine şahitlik ederim ki Muhammed (sallallahü aleyhi vesellem) O’nun kulu ve elçisidir.

“Ey iman edenler! Allah’tan, O’na yaraşır şekilde korkun ve ancak Müslümanlar olarak can verin.”[1]

“Ey insanlar! Sizi tek bir nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratanve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden sakının.

Yazan Written on: Cuma, 24 Kasım 2017 Okunma 392 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

14 Ocak 2005

(17 Mart 1998 Salı günü Necmettin Şâhinler'in pîşekârlığında Prof.Dr. Ahmed Yüksel Özemre ile başbaşa yapılmış olan bir sohbet)

 NECMETTİN ŞAHİNLER

- Efendim; geceleyin uyurken rüyâ gördüğümüz zaman bu rüyâyı beden gözüyle mi görmekteyiz? Bu husûsu açıklar mısınız?
 

AHMED YÜKSEL ÖZEMRE

- Necmettin'ciğim; Rüyâ Âlemi ile uyanık iken idrâk etmekte olduğumuz Şehâdet Âlemi arasında sence ne gibi farklar var?
 

NECMETTİN ŞAHİNLER

- Uyanık iken, sizin işâret buyurduğunuz gibi, Şehâdet Âlemi'ni idrâk ediyorum ama rüyâda iken meselâ aynı oda içinde, yâni Şehâdet Âlemi'nde bulunan, nakış örmekte olan eşimden de, onun nakışından da haberim

Yazan Written on: Cuma, 24 Kasım 2017 Okunma 584 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

HADİSLERDE DELÂLET SORUNU

 Doç. Dr. Mehmet GÖRMEZ

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi

 Sayın Başkanım, sözlerime başlarken önce zat-ı âlinizi ve bütün hocalarımı saygıyla selâmlıyorum.

Benim tebliğim, “Hadislerde Delâlet Sorunu” başlığını taşıyor. Ancak, iki gündür yapılan konuşmalardan da anlaşıldığı gibi, hadislerde sübût ve delâlet sorununu birbirinden ayırmak oldukça güçtür. Bu sebeple, yer yer sübût ve delâlet konusunun iç içe ele alındığını ifade etmek isterim.

Tebliğime başlamadan önce, metnimin kurgusu hakkında, kendimi doğru ve yeterli anlatabilmek için bilgi vermek istiyorum. Sunacağım metin iki bölümden ibarettir. Birinci bölümde, öteden beri çalışmalarımı üzerinde yoğunlaştırdığım hadislerin anlaşılmasında ve yorumlanmasında metodolojik bir sorun ve bu sorunun, söz gelimi fıkha, ahlâka ve kelâma yansımaları hakkında okumalarım

Yazan Written on: Salı, 14 Kasım 2017 Okunma 406 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Kul, şeytan ve nefsin arzularından ve hilelerinden arınmadıkça, vuslat ehli olması mümkün değildir. O iki büyük düşmanın şerrinden korunmak ancak Allah Resulü Aleyhissalatu Vesselam'a hem zahiri hem de batıni olarak uymakla gerçekleşir.
Muhyiddin İbn Arabi (k.s.)
Şeriatın bir hükmüne iman ederken içinde onun aksini tercih etme eğilimini bulabiliyorsan , bu imana itibar edilmez.
Muhyiddin İbn Arabi (k.s.)
UYULMAZ ŞERİATI ZAYİ OLMUŞ OLANA
GETİRSE DE BİN HABER ALLAH KATINDAN !..
Muhyiddin İbn Arabi (k.s.)
----------------------------
Mü'min için ilim büyük bir nimettir , bir mihenk taşıdır , terazidir. Her kimde hakikat ilimleri mevcut ise karşılaştığı her olayı , her duyduğu sözü , her gördüğü işi bu terazide tartar ve daha sonrasında ilminin verisine göre bu şey hakkında hüküm verir. Aksi takdirde derin ilim sahibi olmayanlar ya zannına göre , ya aklına göre – ki akıl dahi bazen yanılır, çünkü akıl duyuların verisine göre sahip olduğu bilgi ,

NE İZLESEM

 
 

NE OKUSAM